![]() |
|
|
#1 | ||
|
Üyelik tarihi: 31 Ağustos 2010
Bulunduğu yer: istanbul
Konular : 34
Mesajlar: 62
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 35
Rep Derecesi :
![]() Verdiği Teşekkür: 36
Aldığı Teşekkür: 17
iletisim :
|
![]() İslâm öncesi Arap toplumunda, bir kimse kabilecilik his ve gayretiyle baba tarafından olan akrabasını yada kendi kabilesinden olan birini, haklı -haksız her konuda başkalarına karşı korur, ona destek olurdu. Bu anlayışa göre, korumada önemli olan, kişilerin zalim veya mazlum olmaları değil, himaye edenlerin kabilesine mensup olup olmamalarıydı. Bu zihniyet, bir cahiliye devri şiirinde şu şekilde ifade edilmiştir: İster zalim olsun ister mazlum, kandaşın olan kişinin yardımına koş. Oysa Kur'an-ı Kerim bu mantığı toptan reddeder: ;De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez. Ayrıca peygamberimiz İnsanları bir asabiyet için toplanmağa çağıran, bir asabiyet için savaşan ve asabiyet uğrunda ölen bizden değildir (Ebu Davut) buyurmuştur. Asabiyetin gayesinin mülk (hâkimiyet, iktidar) olduğunu söyleyen İbn Haldun asabiyeti kötüleyen hadisleri şu şekilde açıklar: Resulullah'a göre dünya ve dünya işleri, âhiret için bir binek ve vasıtadır. Vasıtadan mahrum olan, maksada ulaşmaktan da mahrum olur. Resulullah insanın bir fiilinin terk edilmesini isterse, bundan maksadı, o fiilin tamamen atılması, fiilin kaynağını teşkil eden tabiî kuvvetlerin ve vasıfların işlemez hâle getirilmesi değildir. Maksadı, o fiilleri ve kuvvetleri doğru olan hedeflere yöneltmek için son haddine kadar gayret sarf etmektir. Resulullah'ın asabiyetini yermesi de, aynen bunun gibidir. Akrabalarınızın ve evlâtlarınızın size bir faydası olmaz (60/3) ayetinden maksat cahiliye döneminde olduğu gibi asabiyetin, batıl ve batılla ilgili haller üzerine olması; bir kimsenin diğerine karşı gururlanması ve asılsız yere hak iddia etmesidir. Bunlar da akıllı kimselerin özellikleri olmayıp faydasız şeylerdir. Ancak asabiyet, bir iyiliğe binaen ve Allah'ın emrini yerine getirmede olursa arzu edilen bir şey olur Yine ibn Haldun'a göre İslâm, asabiyetin zararından çok faydasını görmüştür. Asabiyet, grup hissi, hizip duygusu, cemaat dayanışması, belli grup üyelerini birbirine bağlayan manevî rabıta, birlik şuuru gibi şekillerde görülmesi halinde çok daha geniş uygulama alanları bulunabilmekte, millî topluluklara bağlı kalmamaktadır. Meselâ, belirli din, mezhep ve ideolojilere bağlı olan fertler, asabiyet bağı ile birbirine bağlanarak, diğer din, mezhep ve ideoloji sahiplerine karşı birbiriyle bütünleşmiş bir toplum olarak ortaya çıkmakta, asabiyet şuuru ile varlıklarını devam ettirmektedirler. Bu sebeple asabiyeti, sadece kavmî tesanüt(dayanışma) olarak değil, aynı zamanda ideoloji ve din tesanüdü şeklinde görmek gerekir. Yoksa kavmiyetçilik ya da onun izlerini taşıma düşüncesi İslâm'da kesinlikle yasaklanmıştı. (A.K.) Oysa ki günümüzde, özellikle de parti, dernek, memleket ve izimcilik adı altında, asabiyetin hep kötü yüzü kullanılmış, onun bayrağı altında zulümler işlenmiş ve işlenmeye de devam etmektedir. Dünya da ve günümüz Türkiyesinde, bu zihniyet bir ahtapot gibi kollarını her tarafa salmış, siyasetten sosyal yaşantıya, bilimden ülke menfaatlerine, her yerde kirli yüzünü göstermektedir. Özellikle de politikacılar ve siyaset arenasında, bu mu adalet dedirtecek boyutlara ulaşmıştır. Her hükümet olanın, yandaşlarını kucaklamak için her türlü haksızlığı mubah sayması, vicdan gözünün balçıkla sıvanması ve inadına güç ve menfaat uğruna birilerinin harcanması, birer adet geline gelmiştir. Sağcısı, solcusu, liberali, demokratı kim varsa(istisnaları tenzih ederiz), paçalarından haksızlık, zulüm ve riya akmaktadır. Ve bunu her yolcu, handa konaklayan için koz olarak kullanmakta ve eğer biz olsaydık sözcükleriyle başlayan cümleler kurarak, kendi adaletlerinden dem vurmaktadır. Tavanda böyle bir zihniyetin olmadığı, kontrol dışında tabanın başına buyruk böyle bir zırhı kullanmaya çalıştığını düşünmek komik ve cahilce bir yaklaşım olacaktır. Çünkü olayların zincirleme sürekli birbirini takip etmesi, biri unutulmadan diğer bir vakanın yansımalarının kulakları sağır etmesi, vicdanların tahammül edemeyeceği haksızlıkların her daim zuhur etmesi, kokuşmanın en tepeden başladığının göstergesi olmaktadır. Zulmün kimliği ve dini yoktu. Bunu son yaşanan olayda daha iyi kavramıştı beynim. Toplum iki zıt kutuplar arasında sıkışıp kalmıştı. Bir tarafta körü körüne reddiyetçilik, diğer tarafta inadına sahiplenme Olayın en vahim yanı, Allah, din, adalet ve mazlumiyet adına meydana çıkanların, söz konusu kendileri olduğunda, beridekinden hiç farksız, aynıyla muamele etmesi, onların düştükleri hatanın aynısı içinde debelenmesidir. Değerli arkadaşlar, yazar bu aşamada bir çok örnekler vererek, asabiyet hissinin yaptırdığı çirkefleri gözler önüne sermiştir. Asabiyetin Vicdanları nasıl körelttiğini, akabinde hakkaniyetten uzak, çıkarların korunması adına, hakim gücü kullanarak istediğini elde etmekten dolayı, nasıl haz aldığını, açık bir lisan ile beyan etmiştir. Müslüman ahlakına uymayan bu hal, vicdanlar körelmeden bertaraf edilmeli ve Kuran'ın gölgesine sığınılmalıdır.Aksi halde; körelmiş vicdanlarla oluşacak toplumlarların, bir atom bombası etkisiyle yeni nesilde infılak edeceği kesindir. Toplum mühendisleri olan biz müslümanların, Bu durum karşısında vakarla durmamız, ve ibrahimi bir duruşla toplumu yeniden inşa etmemiz gerekliliğini peygamber örnekliğinde gerçekleştirmeliyiz. Ashabın ahlakıyla ahlaklanmalıyız.Hasılı kelam; Uygulayıcısı kim olursa olsun, asabiyetin her türlüsünden Allaha sığınmak, boynumuzun borcu olmalıdır. Selam ve dua ile. Sümeyye DEMİR/Haksöz
Konu isa tarafından (28 Eylül 2010 Saat 22:15 ) değiştirilmiştir.. |
||
|
|
|
![]() |
| Paylaş |
| Etiketler |
| asabiyetin, pencesinde, sikismak |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|