![]() |
|
|
#1 | ||
|
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2010
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 40
Konular : 1456
Mesajlar: 1.670
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 110
Rep Derecesi :
![]() ![]() Verdiği Teşekkür: 70
Aldığı Teşekkür: 85
iletisim :
|
![]() Bazen ahlaksız bir davranışın dindarlardan, dindarane bir davranışın da ahlaksız olarak bildiklerimizden gelmesine şaştığımız anlar vardır. Bunun sebebi ne olabilir? Boyle bir durumda galiba ya "din" ve "ibadet", "ahlak" ve "hayat" kavramlarıı ici boşltımışı ya kavramlar anlam kaymasıa uğamışı ya da hatlar iyiden iyiye birbirine karışışı"Ama en onemlisi de din, ibadet, ahlak ve hayattan ne anladığııı farklıaşışve değşişolmasıı. Dini; kutsal duygular, ibadeti; rituellerin tekrarı ahlakı sadece cinsellik perhizi, hayatıda yalan dunya olarak anlayıca hepsini pacavraya cevirmişoluyoruz aslıda. "Irz ve namus" kavramlarıı, artı sadece belden aşğııifade etmesinde olduğ gibi"Oysa ız, arz etmekten geliyor ve kişnin topluma arz ettiğ, ilan ettiğ, duyurduğ şy demek; acı bir vaatte bulunmak, duğn ilan etmek vb. Namus da nomos (ilke, kural) kokunden geliyor ve kişnin kendini bağayııilkeler koyması kural kabul etmesi demek; taahhutte bulunmak, nikah kımak, sozleşe yapmak, antlaşa imzalamak vb. Bu durumda kişnin "ızıve namusu", orneğn, acı sozu, ilanı duyurusu, taahhudu sozleşesi, antlaşası kendini bağayan beyanıve vaadi vs. demek oluyor. Boyle olana ız (arz) ve namus (nomos) sahibi, bunlarıciğeyen ve yerine getirmeyene de namussuz yani nomossuz; kuralsı, ilkesiz, ilan ettiğ şyi yerine getirmeyen, taahhudunde durmayan, vaadini ciğeyen, sozu kendini tutmayan kiş diyoruz. Goruluyor ki ahlak sadece cinsellikle ve belden aşağı ile sınırlandırılacak bir kavram değil. Din de tekrar edilip durulan rituellerden ibaret değil. Din, ibadet ve ahlak ticaretten siyasete, ekonomiden evliliğe doğrudan hayat mecralarında algılanması ve yaşanması gereken olaylar. Oysa bugun, dindarlaşma denince neden namaz kılanların artması, oruc tutanların coğalması, hacca gidenlerin veya başortusu takanların yaygınlık kazanması vs. geliyor da, orneğin borcunu odeyenlerin, sozunde duranların, kustukleriyle barışanların artması, komşuların barışması, acların, yoksulların iş bulması, mağdurların haklarını alması, mutlu evliliklerin coğalması, boşanmaların ve her tur haksızlıkların gozle gorulur bir şekilde azalması, kul hakkına riayet, işci haklarında iyiden iyiye duzelme vs. akla gelmiyor? Cunku din kutsal inanclar ve mucizevi olaylar, ibadet tekrarlanan ritueller, ahlak da sadece kadın kız meselesi ile ilişkilendirilerek anlaşılıyor. Hal boyle olunca bu turden bir dindarlık, hayatın esas alanlarını din, ibadet ve ahlakla ilgili gormuyor. En azından o kadar onemli gormuyor. Oyle ya Allah şirk koşanı affetmez; kul hakkını yemek pek onemli değil nasıl olsa. Cunku Allah affedeceğini soyluyor! "Kutsalızikret, itikadııkurtar, ritueli de vaktinde eda et" de gerisi onemli değl(!) Oysa tam tersi; Allah buzağıa tapan İrail oğllarııaffetmesi orneğnde olduğ gibi şrk koşayıaffedebilir (4;53), ancak kul hakkııasla affetmez (42;42, 1;117). Ahirette bu konuda soz ve yetki, hakkıyenene yani mazluma/mağura verilmişir. Ote yandan dini itikattan, ibadeti de rituelden ibaret gorenlerle, ahlakıdin dışıbir alan olarak anlayanlar ilginc bir şkilde buluşyorlar. Her ikisi de din ve ibadeti itikat ve rituele hapsediyor ve gundelik hayattan dışıorlar. Birisi "kutsala beşr eli değp bozulacak" diye, diğri "kutsal din duygularısiyasete bulaşcak" diye"Bunun nedeni din ve ahlakı ayrıayrıalanlarmışgibi algıanmasıı. Oysa din ve ahlak aynışyin iki yuzudur. Bu ikisi bir ve aynışydir. Kur'an'a gore Allah "doğuluk ve durustluk yolu" uzerindedir (15; 44), kendine "sevgi ve merhameti" farz kılmıştır (6; 12). Peygamberimiz "buyuk bir ahlak" uzeredir ve "o nedenle" secilmişir (68; 4)" Keza Peygamberimiz "Haya, dinden midir?"diye sorulunca "Bilakis dinin tamamı" der. "Mu'minin keremi dinidir "diyerek comertliğ, asaleti ve şrefi "din" olarak vazeder. "Size bedene hafif gelecek ibadeti haber vereyim mi: Guzel ahlak sahibi olmak"" diyerek "ibadeti" de "ahlak"olarak vazeder. Kendi abdest suyunu "Allah ve Resulu"ne sevgilerinden dolayı"eline gozune surduklerini soyleyenlere " Eğer Allah ve Resulune olan sevginizi gostermek istiyorsanız emanete ihanet etmeyin, sozunuzun arkasında durun ve komşunuz sizden emin olsun" diyerek Allah'a ve Peygambere bağıığı aslıda gundelik hayat icinde "ahlaki" davranmak gibi olmalı ya da olduğnuz gibi gorunmelisiniz. Bu olduğnu ifade eder. Bunlar bize din ve ahlaktan ne anlamamı gerektiğni gosteriyor mu? Dikkat edin! Allah "kendi uzerinde" olduğ şye insanlarıcağııor! Dikkat edin! Peygamber ibadeti doğudan doğuya "ahlak"olarak vazediyor! Bu ş demek: 1- Ahlak esasıda kişnin kendisi ile celişemesi durumudur. 2- Din esasıda ahlaktan ibarettir. Tekrarlanan ritueller (nusuk) geride olmasıgereken dinamiklerdir. Biraz daha acarsak; Soylediğniz bir şy, yaptığıı bir şy olmalıı. İsanlarısoylediğnize değl Allah'ı ve peygamberin yaptığıgibi uzerinde olduğnuz şye cağımalııı. Kendinize yapmayacağıı bir şyi başasıa yapmamalııı. Ya gorunduğnuz bize felsefe ile ahlak arasındaki farkı gosterir. Felsefe teorik, ahlak pratiktir. Demek ki ahlak felsefesi pratiğin teorisi iken, felsefi ahlak teorinin pratiği oluyor. Siz toplumda ahlakınız ile one cıkmalısınız. Ritueliniz (nusuk) ile değil" Nusuk (namaz, abdest, oruc, hac, kurban) ahlaklıinsan yetişirmek icin vardı. Bu da bize nusuk ile ibadet arasıdaki ilişi gosterir. Cunku ası ibadet, hayatı icinde, ahlaki faaliyet olarak yapıandı. Nusuk; vakti, yeri ve zamanıbelli olan, onceden belirlenmişhareketlerden oluşn ve onu yapan herkesin oyle yapmak zorunda olduğ rituller iken, ibadet; vakti, yeri ve zamanıolmayan, onceden belirlenmişhareketlerden oluşayan ve onu yapan herkesin oyle yapmak zorunda olmadığı" hayatı icinde faaliyet" esnasıda ortaya cıan şy demek olur. Bu da doğudan doğuya ahlak dediğmiz alanıicine alı. Dini ahlaki iceriğnden soyutladığıı an "ahlaksı dindarlığı" turemesi kacıımazdı. Peki bu nası olur? Din bir gercek hayat yolu, ahlak da bir gercek hayat ilkeleri olarak algıanmadığıda ikisi birbirinden kopacağıdan kacıımaz olarak, olacak olan, budur. Orneğn din sadece ''itikat", ibadet de "rituellerin tekrarı"olarak anlaşıdığıda, ahlaki iceriğnden soyutlanmışolur. M. Akif'in uslubu ile "Şrk koşa ve namazıvaktinde eda et de geriye ne istersen becer" turunden, kurtulmuşluk zehabı icinde, hak hukuk noktasında alabildiğine gevşek ve umursamaz dindar tipleri turer. Din biteviye bir tekrar ve katı bir şekilcilik olarak algılanır. Dinin direği durustluk (ahlak) değil; orneğin namaz (rituel) haline gelir. Bu turden bir dindarlık komşusu acken tok yatmaktan hic rahatsız olmaz ve fakat namazı vaktinde eda edememekten odu kopar. Halbuki o namaz, ona "komşn acken tok yatamazsı" demekteydi" Ş halde yeryuzunun tozuna toprağıa bulanmışdin, ibadet, ahlak ve hayat anlayışarıııciddi bir şkilde gozden gecirmemiz ve yeniden inş etmemiz gerekiyor" R.İhsan ELİACIK
Gerçeği insanların ölçüleri ile değil,insanları gerçeğin ölçüleri tanı |
||
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Vahiy ve Ahlak -II | Abdullah | İslam Ahlakı | 0 | 15 Eylül 2011 22:24 |
| Güzel Ahlak(HADİS-ŞERH) | Abdullah | İslam Ahlakı | 0 | 21 Kasım 2010 20:39 |
| Dini terimler sözlüğü-A | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 2 | 06 Ekim 2010 10:41 |
| Dini terimler sözlüğü-K | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 2 | 05 Ekim 2010 23:07 |
| Namaz -Hayat İlişkisi | Abdullah | Kuran'da Namaz-İbadetler | 0 | 03 Eylül 2010 21:22 |
![]() |
| Paylaş |
| Etiketler |
| ahlak, bir, din, hayat, ibadet, yana |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|