![]() |
|
|
#1 | ||
|
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2010
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 40
Konular : 1456
Mesajlar: 1.670
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 110
Rep Derecesi :
![]() ![]() Verdiği Teşekkür: 70
Aldığı Teşekkür: 85
iletisim :
|
![]() yani dnya hayatını, bir imtihan sresi olarak belirler. Kuran, bu imtihan kelimesini, insanın, ahlaki değerlerinin ortaya ıkarılması iin sıkıntı ve refah gibi durumlarla karşı karşıya bırakılması anlamında kullanır.27 İnsanlar, iyi ve gzel şeylerin verilmesi ile de denenmekte, alınmasıyla da denenmektedir. O, hanginiz daha gzel iş yapacağını denemek iin lm ve hayatı yarattı;28 Doğrusu biz insanı, imtihan etmek iin karışık bir nutfeden yarattık da, onu işitici, grc yaptık.;29 Sizi yeryznn halifesi yapan, size verdiği şeylerden, sizi denemek iin, kiminizi kiminizden derecelerle stn kılan Odur.;30 Sizi bir imtihan olarak ktlk ve iyilikle deneyeceğiz;31 Andolsun sizi, korku, alık, mallarınızdan, canlarınızdan ve rnlerinizden eksiltmekle deneriz, sabredenleri mjdele.;32 Ayetlerde yerin-gğn ve ikisi arasında akıp giden hayatın ve lmn insanları gzel amel; bakımından denemek iin yaratıldığı anlatılmaktadır. Kurana gre evren ve onun iindeki her şey insana hizmet etmesi iin, insan da denenmek iin yaratılmıştır. İnsanın yaratılışı denenmeye uygundur. Nefse ve onu şekillendirene, ona ktlğn ve korunmasını ilham edene and olsun ki ...;33 ayetinden anlaşıldığı zere insan hem pozitif hem de negatif istidatlarla yaratılmıştır. Bu sayede insan iyiliğe de ktlğe de meyledebilir. İnsanın işitici ve grc yapılmasının nedeni de imtihandır. Şevkni, imtihan ancak hilkatin eksiksiz olmasından sonra mmkndr derken;34 Taberi, imtihan iin İnsanın fıtratı sıhhatli; aklı, selim olmalıdır.; demektedir.35 İnsanlar, iman ve amelde imtihan edilmektedir. 36 İmanda imtihan, insanın Allahın kudretine, ilmine, adalet, merhamet ve sevgisine olan gveniyle ilişkilidir.37 Bu durumda imtihanlardan biri ve başta geleni, ekilen acılar ve sıkıntılar karşısında Allahın kudreti, ilmi, adaleti, merhameti ve hatta ileri boyutlarda varlığına iman konusu, bir isel tereddt ve kuşkuya, ya da bir dışsal itiraz ve eleştiriye maruz kaldığında, iman aısından negatif duygu ve düşüncelere kapılmamak, onlara yenik düşmemek ya da onları bir biçimde başarıyla atlatmak şeklinde gerçekleşecek olan iman imtihanıdır.;38 Mahmoud Ayoupa göre de çekilen acılara Kuran da verilen cevap, bunun bir imtihan olduğu yönündedir.39 Kuran; bir acı, ıstırap ve musibetle karşılaşan insanlara Biz Allah içiniz ve ona döneceğiz;40 demesini öğütlemektedir. Böyle durumlarda Allaha imanın bu şekilde tasdiki, insanın; Ona itimat ve güveninin zor bir imtihanıdır.41 Çünkü iman önemli bir iddiadır. Allah Teala bu iddianın ispatını görmek ister. Zira ayete göre İnsanlar yalnız inandık demekle hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun ki biz onlardan öncekileri denedik ki Allah doğru olanları ve yalancıları bilsin;42 Bu deneme ile amaç, insanın bundan ibret alması ve günahlarına tövbe etmesidir.;43 Yüce Allah bu konuda şöyle buyuruyor: Görmüyorlar mı onlar, her yıl bir iki defa (çeşitli belalarla) deneniyorlar yine de tövbe etmiyorlar, ibret almıyorlar.;44 Bu deneme ile Allah müminleri arındırıyor, kâfirlerin ise yok edilişini- hazırlıyor. Anlaşıldığı vechile insanın sınandığı ikinci konu ise amelidir. Yani verilen ve alınan karşısında geliştirdiği davranışlardır. Allahın vermesi ve ziyadeleştirmesi ile alması ve eksiltmesi durumunda insanın ne yapması gerektiği; 57 Hadid/23teki ayette elinizden çıkana üzülmeyesiniz, size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız; şeklinde anlatılır. İnsanların acı ve ıstıraplar karşısında geliştirmesi istenen ahlakî değer, üzülüp hayata küsmemektir. Bakara 155. ayette Allah Teâlâ insanları mallarından ve canlarından eksiltmek suretiyle sınayacağını bildirmiş ve Sabredenleri müjdele:; ifadesiyle de böyle durumlarda insanın geliştireceği ahlaki değerin sabır olması gerektiğini bildirmiştir. Ahlaki değer diyoruz çünkü Allahu Teâla verdiği acııstırap ve sıkıntılarla insanı geçirdiği imtihan sürecinde kişilik eğitimine tabî tutmaktadır. Bunu şu ayetten anlamak mümkündür: Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek onun halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka darlık ve sıkıntıya uğratmışızdır.;45 Buradan bazı zorlukların, Allahın varlığı ve emirlerinin kabul edilmesini kolaylaştırmanın eğitimsel bir aracı olduğu anlaşılmaktadır. Musibetler, bunlarla karşılaşanların iman yönünden olgunlaşmaları kadar, davranış, ahlak ve karakter yönünden de olgunlaşmalarına katkıda bulunur.46 Bu anlamda musibetler, İslamda fazlasıyla önemli bir amaca hizmet edici olarak, yani Tanrının varlığının ve gücünün, insanın yaratılmışlığının, Tanrının murat ettiği her şeyi yapma gücünün, insanın bu iradeyi benimseme mecburiyetinin, Tanrının insanın onu daima hatırlamasını isteyişinin ve insanın da bu bilinçten sık sık sapmasının bir hatırlatıcısı olarak görülebilir.47 Bir realitedir ki, insan peşinde koştuğu birçok şeyin elde ettiği zaman bilmediği değerini, o şeyi kaybettiğinde anlar. Bu anlamda kaybettiği şeyin kıymetini anlamak kişisel bir eğitim değeri taşır. Nasıl ki demirin şekillenmesi için yüksek ısıya tutulması gerekmektedir, insanoğlu da yaratıcısının istediği şekle ve olgunluğa ulaşabilsin diye bazen, bizzat Onun tarafından yaşamsal zorlu tecrübelerle baş başa bırakılmaktadır. Bu durum tıpkı bir heykeltıraşın eserini oluştururken çekiç darbelerini elindeki malzemeyi şekillendirmek, gönlündeki arzusuna ulaşmak amacıyla vurması gibidir. Allahın insanları hastalık-engellilik gibi zorlu sınavlardan geçirmesi de buna benzer. Esas itibariyle zorluklar, insan onları aşmayı başardığı takdirde, insanın bulunduğu seviyeden daha üst noktalara gelmesi için hayati bir sıçrama tahtası işlevi görebilir. Belki de sırf bu yüzden en zorlu sınavlardan peygamberler geçmişlerdir.48 Musibetlerle sınanan kimsenin yalnız kendisi değil, yakınları ve çevresi de eğitilmekte ve olgunlaştırılmaktadır. Ötekiler karşılaşılan musibetlerin de yardımıyla birbirinin duygularını paylaşarak, onların yardımına koşarak olgunlaşırlar. Birbirlerinin çektiği sıkıntılardan ders ve ibret alarak yetişirler;.49 Bu anlamda Kurandan ortaya çıkan mutlak realite, insanların bu dünyada sınavda olduğu ve zihinsel yeterliliğe sahip tüm insanların denendiğidir. Bu sınavda insan, sınav türünü seçme yetkisine sahip değildir. Bu bağlamda acı ve ıstıraba düçar kimselerin sınandığı açık ve net anlaşılmaktadır. Bu kimselerin Kuranın ortaya koyduğu imtihan; olgusunu iyi kavraması gerekmektedir. Neden ben; ya da Niçin başıma geldi; diye sürekli sorgulayarak, kalıcı kronik bir şüpheye mahal vermeden, iman ve amelde sınandıkları bilincini açık tutması gerekmektedir. Zira acı ıstıraplar ve musibetler; Allahın merhamet ve adaletini hissetmeye, görmeye ve ona kulluğa engel olmamalıdır. Gazâlîye göre Istırap, nihai iyiliğimiz için katlanmakta olduğumuz ilaçlı bir tedavi gibidir. Biz gerçek merhameti yanlış anlıyoruz. Acı veren birisinin merhametsiz olduğunu düşünürüz, fakat bu her zaman böyle değildir.; der ve şu örneği verir: Anne küçük yavrusuna şefkat hissiyle yaklaşır ve hacamat olmasına izin vermez, fakat baba anlayışlıdır, onu zorla hacamat ettirir, çünkü kısmi bir kötülük sayesinde genel bir iyiliğin ortaya çıkacağını bilir. Istıraplar da bizi sonunda iyileştiren acı ilaçlar gibidir. Ayrıca ayette belirtildiği veçhile hayır zannedilen bir konu şer, şer zannedilen bir konu da insan lehine hayır olabilmektedir. Bazen hoşlanmadığınız bir şey hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.50; Hadiseleri görünen şekliyle anlamak insan idrakine mahsus bir özelliktir. Kehf suresi 65-83. ayetler arasında anlatılan, Hz. Musa ve kendine Allah katından rahmet ve ilim verilen Salih Kul arasında gelişen olaylar da insan aklının salt olayların görünen veçhesine bakarak hayır ve şer takdirinde bulunmaması gerektiğini anlatmaktadır. Biz parçayı görüyoruz, Allah ise bütünü görür, parçada kötü ve anlamsız görünen bir şey, bütünde mutlak manada gerekli ve anlamlı olabilir. Yüce bir amaç için yaratılan insanın, bu imtihan dünyasında bir takım musibetlere düçar kalması kaçınılmaz bir gerçektir. Her şeyin Allahtan geldiğini ve her şeyin Allaha gideceğini bilen bir vicdan Allahın arzu ve iradesi dışında hiçbir şeyin meydana gelemeyeceğini de bilir. Allah, insan için kötülük isteyemeyeceğine göre, gelen dert ve gamın da, nihayeti hayır olan bir manası var demektir. Şeylerin ve olayların bize yarayanına İyi eyvallah.; bize yaramayanına da Tüh ne kötü.; demek iman şuuruyla bağdaşmaz.51 İkbal, Kuranın ortaya koyduğu hakiki insanlığı, musibet ve güçlükler muvacehesinde sabırdan ibaret görmektedir.52 İnsanın kendisine verilen iyi ve güzel şeylerle Allahtan razı olması kolaydır, aslolan başına gelen musibetler anında, Ya Rabbi ben senden razıyım.; di- yebilmektir ki, bu ahlakın zirvesidir. İsfehânî bu konuda şöyle demektedir: Ahlakın zirvesi, musibetin geldiği gün ile gelmediği günün insan nazarında aynı olmasıdır;53 . Çok önemli bir husus da, her tür acı ve ıstırabın, düçar kalınan musibetlerin; dünya-ahiret bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiğidir. Olayı sadece dünya hayatı çerçevesinde değerlendirmek, eksik bir değerlendirme olur ki, bu da bizi, Allahın adaletinden, rahmet ve merhametinden şüpheye götürür. Ebed bir hayatın varlığına inanmak ve o hayatta ilah adaletin tam olarak gerekleşeceği inan ve bilgisi insan iin fn dnya gnlerinde yaşanan glklere mukavemet etmeyi temin eder. ***65415;nk gc yettiği kadarını yapıp hl değiştiremediği durumların ahirette değişeceği inancı, insanın iine huzur ve ferahlık vermektedir. İlah kudrete havale edilen ve insanın gcn aşan zorlukların, mutlaka bir gn sona ereceği, zel mkfatlarla yepyeni bir yaşamın başlayacağı inancı, insanın sabır ve dua gcn artırmakta ve onu kulluğa motive etmektedir. Dipnot: 1 Trke Szlk, 7.baskı, Ankara, Trk Dil Kurumu Yayınları, 1983. s.152 2 Ormsby, Eric.Lee, İslam dşncesinde İlahi Adalet Sorunu, ***65415;ev.;Metin ***65430;zdemir, Ankara, 2001, Kitabyt Yay. s.15. 3 Ormsby, Eric.Lee, İslam dşncesinde İlahi Adalet Sorunu, ***65415;ev.;Metin ***65430;zdemir, Ankara, 2001, Kitabyt Yay. s.15. 4 McCloskey, H.J., God and Evil, The Philosophical Quarterly, Vol. 10, 1960, s.98 5 Madden, Edward H., Peter H. Hare, Evil and the Concept of God, İllinois: Charles C. Thomas, 1968, s.6. 6 Hick, John, Philosophy of Religion, fourth ed., New Jersy: Prentice Hall, 1990, s.42. 7 Hick, Philosophy of Religion, s.45-46; Evil and the God of Love, s.256-259. 8 Hick, Evil and the God of Love, s.292-293. 9 Hick, a.g.e. s.298-301. 10 Hick, a.g.e. s.324-326. 11 King, William, An Essay on the Origin of Evil, London, 1731, s.121-122 12 Abdlcebbar, Kadi Ahmet, el-Muğni, (tahkik: Ahmet Fuad el-Ehvani), Mısır, 1962, XIII, s.276. 13 Abdlcebbar, a.g.e, XIII, s.278. 14 Abdlcebbar, a.g.e, XIII, s.218, 335, 369. 15 Abdlcebbar, a.g.e, XIII, s.389. 16 Abdlcebbar, a.g.e, XIII, s.279***8211;281. 17 Abdlcebbar, Kadi Ahmet, Şerhul Usulil Hamse, (tahkik: Abdulkerim Osman), Mektebetl Vehbe, Kahire, 1965, s.493. 18 Eşari, Maklatul İslamiyyin ve İhtilfil Musallin, neşr. H.Ritter, İstanbul, 1929***8211;33 (2 cilt ve indeks eki), C.1, s.253. 19 Muhammed b. Ebil-İzz, Şerhul-Akaidid Tahviyye, (tahkik: Abdullah b. Abdul Muhsin et-Trk, Şuayb el-Arnavut), Beyrut, 1993, s.518. 20 en-Nesef, Ebul Mun, Tabsıratl Edille, (tahkik: H. Atalay), I. Cilt Ankara, 1993; Claude Salame, 2.cild, Dımeşk, 1993, c.1, s.505, 21 İbn Teymiyye, el Hasene Ves Seyyie, Kahire, 1988, s.56. 22 el-Gazal, Eb Hamd, el-Maksudul Esna fi şerh men Esmillahil- Hsn, neşr. Fadl Ahmet Şehd, Beyrut, 1971, s.68-69. 23 el-Gazal, Eb Hamd, İhyu Ulmiddn, Kahire, 1334/1916, c.4 s.111. 24 el-Gazal, İhy, s.60-87-110. ayrıca bkz el el-Maksudul Esna, s.68. 25 el-Gazal, el-Maksudul Esna, s.69-70. 26 Ayoub, 1997, s.267. 27 İlhami Gler, Kurana gre Allah ve Ahiret İnancının Ahlak İle İlişkisi, Doktora Tezi, Ank. 1990, s.48 28 Mlk, 67/2. 29 İnsan, 76/2. 30 Enam, 6/165. 31 Enbiya, 21/35. 32 Bakara, 2/155; Ayrıca bkz, Kehf, 18/7; Hud, 11/7; Ankabut, 29/2. 33 91 Şems, 7-8-9. 34 eş-Şevkni, Muhammed b. Ali, Fethul Kadr, 2.Baskı, Kahire, 1383/1964, 3/345. 35 Taberi, a.g.e., 29/127. 36 Cebeci, Ltfullah, Kuranda Şer kavramı, Ankara, Akağ yay, 1985, s.131. 37 Yaran, a.g.e., s.119 . 38 Yaran, a.g.y. 39 Ayoup, Mahmoud, The problem of suffering in Islam, Journal of Dharma, Vol.2, 1977, s.276. 40 Bakara, 2/156. 41 Ayoup, a.g.e., s.276 42 Ankebt, 29/2. 43 Karagz, İsmail, Kurana gre Musibetler aısından İnsan ve Toplum, ***65415;elik yay., Ank., 1996, s.108 44 Tevbe, 9/126 45 Araf, 7/94. 46 Yaran, a.g.e., s.122. 47 Austin, Umar, Suffering in Muslim Religious Thought, The Islamic Quarterly, Vol. XXVI, 1982, s.34. 48 ***65415;olak, Esma Yasemin, Kuan ve Mucize, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 2002, s.77. 49 Yaran, a.g.e., s.122. 50 Bakara, 2/216. 51 ***65430;ztrk, a.g.e., s.195. 52 İkbal, Muhammed, İslamda din Tefekkrn Yeniden Teşekkl, ev: Sufi Huri, ***65415;eltt Matbaacılık, İst, 1964, s.105. 53 el-İsfehn, Ebu Nuaym Ahmet b. Abdullah, Hilyetl Evliya, Mısır, 1932, 3/262. kaynak:http://www.sozveadalet.com/
Gerçeği insanların ölçüleri ile değil,insanları gerçeğin ölçüleri tanı |
||
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Esma'ül-Hüsna, Esma-i Hüsna, Esma el-Hüsna, Allah'ın 99 Güzel İsmi | muhsin iyi | Tasavvuf ve İslam | 2 | 11 Aralık 2011 22:44 |
| Özgür-Der Nisan 2011 Hak İhlalleri Raporu | Abdullah | Hak İhlalleri | 1 | 10 Mayıs 2011 08:35 |
| Bir Devrin Hikayesi: Milli Görüş | Abdullah | Özgür Arena | 1 | 26 Mart 2011 17:23 |
| Özgür-Der Ekim 2010 Hak İhlalleri Raporu | Abdullah | Hak İhlalleri | 0 | 26 Kasım 2010 11:52 |
| EHLİ SÜNNET VE ŞİA ARASINDAKİ FARK Makalesine tenkit. | Abdullah | Mezhepler Tarihi | 2 | 18 Eylül 2010 17:50 |
![]() |
| Paylaş |
| Etiketler |
| aci, basa, bir, gelen, gore, gre, imtihandir, istiraplar, kur8217an8217a, kurana, kur’an’a |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|