![]() |
|
|
#1 | ||
|
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2010
Bulunduğu yer: istanbul
Konular : 26
Mesajlar: 73
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 41
Rep Derecesi :
![]() Verdiği Teşekkür: 65
Aldığı Teşekkür: 27
iletisim :
|
![]() Kuran-ı Kerimde 7/157,158 de Hz.Peygamber içinde ümmi peygamber olarak nitelendirir.Oysa Hz.Muhammed Okumaya yazmaya çok önem vermiş hatta bütün tarihçilerin ve sahabelerin şahitliği ile bedir harbinde alınan esirleri on kişiye okuma yazma öğretmesi şartıyla serbest bırakmış hürriyetlerine kavuşturmuştur. Hayat boyu köle olarak çalıştırmak veya büyük bir para karşılığında iade etmek gibi çeşitli alternatifler varken Hz.Peygamber on kişiye okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakmış ve dediği gibide uygulamıştır. Acaba okumaya yazmaya bu kadar ehemmiyet veren bir peygambere ümmi sıfatı neden verilmişti?Okumayı yazmayı bir çırpıda Allah-u Teala kendisine öğretemezmiydi?Veya ashabdan birisi kendisine okuma yazma öğretemezmiydi? Hatta istese kendisine Cebrail dahi ders vermezmiydi?Binlerce ayet-i kerimeyi öğrenen ezberleyen bir zat elifbanın harflerini okuyup yazamazmıydı?Gibi bir çok sorular hatırımıza gelmektedir.Muhakkak ki bunun bir çok hikmetler vardır.Bunlardan birkaç tanesini sıralayalım; Allah-u Teala peygamberlerini seçerken zeki ,emin,günah işlemeyen,zamanın pis ve kötü şeylerine bulaşmamış başlangıç ile sonucu aynı özelliklerde yaşayan temiz ,saf,arı duru,pak insanları tercih ediyordu.Ta ki ümmetlerine her konuda rehber olsunlar ve tebliğ ettikleri hakikatları kendi şahsi hatalarıyla bulandırmasınlar.Vahyle gelen hakikatlere başka şeyler katılmasın,insanların kafalarında daha önce öğrendiği şeyleri bize tebliğ ediyor gibi sorular uyanmasın.Allahtan gelen vahyin kendilerine hiçbir şey bulaşmadan geldiği kanaatına sahip olsunlar diye ümmi peygamber olarak nitelendirilmiştir. Başka bir yorumla Allah peygamberini zamanın her türlü fikir akımlarından korumuş yanlış,sapık birçok sözlerden,felsefi yorumlardan tahrif edilmiş kitaplardan onu muhafaza etmiş ona adeta annesinden doğduğu gibi tertemiz fıtri haliyle peygamberliği vermiş.Adeta teşbihte hata olmasın Rabb-ul Alemin peygamberini sıfır kilometre annesinden doğduğu gibi saklamış onu sadece vahy eğitimi ve fıtri eğitimle yetiştirmiş hiçbir şüpheye,itiraza yer bırakmamıştı. Hakka suresi 44,45,46 da Rabb-ul Alemin ;;Eğer O Peygamber,bize isnad ederek bazı sözler uydursaydı,(veya bizim sözlerimizi değişik yorumlarla tebliğ etseydi) biz onu muhakkak kuvvetli bir azabla yakalardık!Sonra onun can damarını keserdik!;buyuruyor. Yine bu konuyla alakalı olarak Bediüzzaman Hazretleri yirmiyedinci söz olan içtihad risalesinde bu zamanda içtihat kapısını açmanın tehlikelerinden bahsederken;;Amma şu zamanda,medeniyet-i Avrupanın tahakkümüyle,felsefe-i tabiiyyenin tasallutuyla,şerait-i hayat-ı dünyeviyenin ağırlaşmasıyla efkar kulub dağılmış, himmet ve inayet inkısam etmiştir.Zihinler maneviyata karşı yabanileşmiştir.İşte bunun içindir ki,şu zamanda birisi dört yaşında Kuran-ı hıfz edip alimlerle mübahese eden Süfyan ibn-i Uyeyne olan bir müçtehidin zekasında bulunsa,Süfyanın içtihadı kazandığı zamana nisbeten,on defa daha fazla zamana muhtaçtır.Süfyan on senede içtihadı tahsil etmişse,şu adam yüz seneye muhtaçtır ki tahsil edebilsin.Çünkü,Süfyanın ibtida-i tahsil-i fıtrisi,sinn-i temyiz zamanından başlar.Yavaş yavaş istidadı müheyya olur,nurlanır,her şeyden ders alır,kibrit hükmüne geçer.Amma onun naziri şu zamanda çünkü zihni felsefede boğulmuş,aklı siyasete dalmış,kalbi hayat-ı dünyeviyede sersem olmuş,istidadı içtihattan uzaklaşmış-elbette fünun-u hazırada tevağğulü derecesinde ,istidadı içtihad-ı şeri kabiliyetinden uzaklaşmış ve ulum-u arziyede tefennünü derecesinde,içtihadın kabiliyetinden geri kalmıştır.; Der ve konumuza çok güzel bir ışık tutar. Bu parağraftan da anlaşılıyor ki zamanın felsefesi,siyaseti,diğer medeniyetlerin baskısı ,hayat şartlarının değişmesi insanların vahyi anlamasına ve yorumlamasına etki etmektedir.Bediüzzaman Hazretlerinin de dediği gibi kalbi, aklı ,ruhu fıtri halde kalacak vahyle yoğrulacak annesinden doğduğu gibi ümmi bir halde olacak zamanın pisliklerine bulaşmayacak ki emirleri almada ve tebliğde mükemmel olsun.Bundan dolayı Hz.Peygamber Ümmi olmalıydı hatta anne babası dahi önceden vefat etmeliydi hem yetim hem öksüz olmalıydı.Rabbimizin hikmeti böyleydi.Çünkü gönderilen emanet kıyamete kadar insanlara ışık tutacaktı ,en ufak bir şüphe ,en küçük bir itiraz olmamalıydı. O halde biz diyoruz ki Hz.Muhammed Ümmi idi, fıtri idi, annesinden doğduğu anki kadar temiz ve pak idi,hiçbir kirli fikirle zihni karışmamış doğrudan kalbini Allaha vermiş onun nuruyla dolmuş, ilmini ondan almış,fıtri zekasıyla vahyi almış ve insanlara tebliğ etmişti.Kendisinden sonra gelen ümmetinin alimleri de tevhid-i kıble olarak Kuran-ı seçmişler onunla kalblerini,akıllarını yoğurmuşlar,fıtratlarını doğrudan vahye yöneltmişler vazfelerini bihakkın böyle ifa etmişlerdir. İçtihatlarında ,ayetleri yorumlamalarında,her asırdaki vazifelerinde olayları değerlendirmelerinde vahyi temel almışlar hatta ellerinde Kurandan başka kitap olmamış, bazen yazı yazamayınca bende yarı ümmiyim diyerek Hz.Peygambere benzemenin gururunu yaşamışlardır.Rabbim bizleri de O Resul-u Ekremin ümmiliğiyle şereflendirsin ve Onun şefaatlerine nail eylesin.Amin. |
||
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Dini terimler sözlüğü-B | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 0 | 06 Ekim 2010 10:40 |
| Dini terimler sözlüğü-R | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 1 | 05 Ekim 2010 22:50 |
| Dini terimler sözlüğü-Ş | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 0 | 05 Ekim 2010 22:44 |
| Savaşa İzin Verilmesi ve Savaşlar | Abdullah | Peygamberin Hayatı | 0 | 04 Eylül 2010 01:55 |
| Hüdeybiye Antlaşması ve Peygamberimizin Mektupları | Abdullah | Peygamberin Hayatı | 0 | 04 Eylül 2010 01:54 |
![]() |
| Paylaş |
| Etiketler |
| bir, peygamber, ummi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|