![]() |
|
|
#1 | ||
|
Üyelik tarihi: 29 Ağustos 2010
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 40
Konular : 1456
Mesajlar: 1.670
Tecrübe Puanı: 10
Rep Puanı : 110
Rep Derecesi :
![]() ![]() Verdiği Teşekkür: 70
Aldığı Teşekkür: 85
iletisim :
|
![]() Yeryüzünü sınav alanı olarak düzenleyen Allah, insanları başı boş bırakılmamış asli görevlerini hem fıtri vahiyle, hem de nebevi vahiyle hatırlatmıştır. İnsanların Allah'a karşı sorumlulukları ile ilgili bahaneleri kalmasın diye, yaratılışımızın hamuruna işlemiş olan fıtri misakı hatırlatmak için nebevi vahyi tebliğ eden peygamberlere ihtiyaç vardır. Bu yüzden Yüce Allah her topluma peygamber göndermiştir. "Bunlar müjdeleyici ve uyarıcı (münzir) olarak gönderdik ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri kalmasın. Allah üstündür. Hüküm ve Hikmet sahibidir." (4/Nisa,165.); Ayrıca bkz. 6/130.156,157; 7/43; 10/47; 13/7; 15/10; 16/36,63; 17/15; 20/134; 28/47; 37/72; 39/71; 67/8,9 vd. Yüce Allah nurunu, aydınlanmak isteyenlerin ulaşabileceği bir yakınlığa indirmek istemektedir. İnsanların ulaşabilecekleri, kendileriyle aynı türden olan, aynı dili konuşan, kendileri gibi yeryüzünde yaşayan peygamberler, nurun adresidir. Allah, seçtiği elçilerle nurunu tamamlamak istemektedir. "Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler hoşlanmasa da Allah, mutlaka nurunu tamamlamak ister." (9/Tevbe,32.) Ayrıca bkz. 48/28; 61/8 vd. İbadet yerlerini ve biçimlerini öğrenmek için insan elçilere ihtiyacımız vardır. Rabbimiz, insanlar içinden seçtiği peygamberlere ibadet yerlerini ve şekillerini öğreterek diğer insanların örnek almasını istemektedir. "Hz. İbrahim'in yaratıcıyı arama" kıssasında da anlatıldığı gibi insanoğlu bir yaratıcının var olduğunu akli melekeleriyle bulabilecek yetenektedir. Fakat yaratıcının bizden ne istediğini, ilahi iradeyi nasıl ne şekilde yerine getireceğimizi ancak Nebevi vahiyle öğrenebilmekteyiz. Bunun için de peygambere ihtiyaç duymaktayız. "Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlar yap. Neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar! Bize ibadet yerlerimizi göster. Tevbemizi kabul et! Zira tevbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin, sen!" (2/Bakara,128.) Kitabı, hikmeti öğretecek, benliğimizden kötü eğilimleri tezkiye etmeyi belletecek, bütün insanlar gibi beşeri zaaflar taşımalarına rağmen tevhidi mücadeleyi yükseltebilen peygamberlere ihtiyacımız vardır. "Rabbimiz! onlara kendi içlerinden senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti, tezkiye'yi öğretecek bir rasul gönder. Her zaman üstün gelen, her şeyi yerli yerine yapan yalnız sensin sen!" (2/Bakara,129.); Ayrıca bkz. 16/44; 19/12; 21/74; 22/78; 29/27; 31/12; 35/25; 38/20; vd. İnsanlar içinde hakikatin şahitliğini yapmaları için Yüce Allah, insan elçiler seçmiştir. Böylelikle ilahi mesajın yanlış anlaşılma ihtimalleri ortadan kaldırılmıştır. İlahi vahyin toplumsal hayatta örnek tanıklıklarının ortaya konulması, insanların "bilmiyorduk, anlayamadık" şeklinde bahaneler ileri sürmesini engellemektedir. Çünkü içlerinden, kendi türlerinden, seçilmiş bir elçinin ilahi hakikatlerin nasıl yaşanılacağını göstermiş olması mazeretleri geçersiz kılmaktadır. Bu yüzden Kur'an bir defada değil yavaş yavaş, uygulana uygulana tedricen indirilmiştir: "Kafirler 'Kur'an ona bir defada indirilmeli değil miydi?' dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu parça parça indirdik ve ağır ağır okuduk" (25/Furkan,32.); Ayrıca bkz. 73/4. "Andolsun Allah'ın Elçisinde sizin için Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için en güzel örnek vardır." (33/Ahzab,21.) Ayrıca bkz. 22/78; 60/4,6; vd. Peygambere takvanın uyarıcı elçileri olarak ihtiyacımız vardır. Çift kutuplu olarak yaratılan insanoğlu, fucur'a karşı direnebilecek savunma mekanizmalarım güçlendirmek için fıtrata yerleştirilen takva'yı hatırlaması gerekir. Bu yüzden Rabbimizin özümüze yerleştirdiği takva yeteneğini ilahi hitapla hatırlatacak peygamberlere ihtiyacımız vardır. "Nefse ve onu biçimlendirene, ona takvasını ve fucur'unu ilham edene andolsun ki, onu arındıran kurtulmuş, alçaltan karanlığa boğulmuştur." (91/Şems:7,10.) " Dedi ki: 'Ey halkım bende bir sapıklık yok, ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Allah'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket edip ilahi merhamete layık olmanız için, içinizden sizi uyaracak bir adamla bir zikir gelmesine şaştınız mı?" (7/A'raf,61,63.); Ayrıca bkz. 7/69,171; vd.
Gerçeği insanların ölçüleri ile değil,insanları gerçeğin ölçüleri tanı |
||
|
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Dini terimler sözlüğü-H | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 2 | 06 Ekim 2010 10:34 |
| Dini terimler sözlüğü-K | Abdullah | Dini Terimler Sözlüğü | 2 | 05 Ekim 2010 23:07 |
| İkinci Sûrla Başlayacak Büyük Kıyamet Sahnesindeki Olaylar | Abdullah | Kurana Göre Kıyamet | 0 | 03 Eylül 2010 01:15 |
![]() |
| Paylaş |
| Etiketler |
| duydugu, ihtiyac, insanlarin, zikre |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| Dil Seçimi - Language Selection |
|
|